17 Aralık 2012 Pazartesi

Sakinim :) Sakinsin :) Sakin....


Haftanın hiçbir sabah bu sabah kadar sevimsiz değildir herhalde :) Malum bugün Pazartesi , gece ne kadar uyumuş olursanız olun sabah uykulu uyanırsınız...

Haftasonu yaptıklarınızdan çok yapamadıklarınız gelir aklınıza..  Bir sonraki haftaya ertelenen planlar , yenemeyen yemekler, süslenmeyen yılbaşı ağaçları ve dahası..

Elimde kocaman bir yapılacaklar listesiyle başladım bu haftaya...

Daha sabahından belli etti kendini .Bugünle anlaşamayacaktık..

Sabır incilerim teker teker döküldü gün boyunca... 

Bir ara çığlık atacağım zannettim, derin bir nefes aldım geçti ...

Tam gün bitti artık rahatım derken arabamın koltuğuna yemek döktüm :) 

Mayalar 21ini beklesin dursun bendeki kıyamet bugün koptu :) Artık Cuma dan korkmuyorum olan olmuş  zaten ...

Tüm bunlar olurken düşündüm.. Eski ben olsam ne kadar ağlardım bu baskının altında diye. 

Gözyaşlarım mı tükenmişti yoksa büyümüş müydüm yavaştan ? Gerçek acıyı tatmış olmam mıydı dik durmama sebep olan ? Büyük kayıplarım yüzündemiydi küçük kayıplara aldırmamam..

Evet çok kırıldımm bugün destek gelmedi beklediklerimden.

Yoruldum fazlasıyla ve bunaldım 

Ama öyle yada böyle bitti bugünde...

Üzüldüm arabamın koltuklarının kirlenmesine ama yıkatırız ne olacak :)

Yeterki yüreklerimiz kirlenmesin.. Hayallerimizi örtmesin dökülenler...

Yola devam ederiz bir şekilde.. Neyse ki bitti bir başka Pazartesi de....

 

16 Aralık 2012 Pazar

HAYAT DEVAM EDİYOR.



Yazmak güzel şeydir . Hayatının bir kısmında harflerle kurduğun bir dostluğun varsa , mutlu zamanlarında, mutsuz zamanlarında , özlediğinde yada kırıldığında ilk sarılacağın şey olur yazmak.

Güvendiğin dağlara karlar yağınca değişir birşeyler. Çok güvendiklerinden darbe alınca. Dost sandıkların düşman çıkınca  sadece onlara dönmezsin sırtını.. Kelimelere , cümlelere de küsersin. 

Canını acıtacağı için yazmaz, yazmana sebep olacağı için okumazsın bir süre . Farklı heyecanlar arar kafanı farklı şeylerle dağıtmaya çalışırsın. Derdini çevrendekilere anlatır acını hafifletmelerini dilersin..

Ama yazmadıkça azalmaz içindekiler. Sen ne kadar sırtını dönsende günün en alakasız vaktinde çıkagelir kelimeler... 
Belki kağıda dökmezsin ama zihninden sayılarca yazı yazar , silersin..

Tamda bugün anladım ki direnmek boşuna ben ancak yazınca ben olabiliyorum.. Bu blog 2 yıl önce başlatılmış bir blog..

Geçmiş yazılarımı göreceksiniz aşağıda,  onları silmek istemedim..

Çünkü yaşadıklarımızı silmemiz mümkün değil hayatlarımızdan..

Aşağıda sözünü ettiğim ilişkim çoktan bitti.. Bir ayrılığın insana neler öğretebileceğini yaşadım bu altı ayda.. Değiştim, değiştirdim çoğu şeyi...

Biriktirdim en çok.. Kelimeleri cümleleri. Yazılmayı bekleyen onlarca yazı var içimde şimdi..

Yazmaya başlamadan teşekkür edeceğim insanlar var.

Aileme , dostlarıma , mesai arkadaşlarıma.. Yüzündeki gülümsemeyle herşeyi unutturan çocuklara.. Daha konuşamayan bebeklere ... Hatta annesinin karnında merakla beklediğimiz prensese.. 

Ama en çok sana buhar adam...Buhardan dost :) 

Yeniden başlamam için verdiğin cesarete... Beni güldüren esprilerine :) Anlam veremediğim korkularına... Sinir olduğum dengesizliğine teşekkür ederim...İsterdim ki bende yanında olabiliyim bu zor zamanlarında ama ... Amasını sen anladın işte... :) Umarım hep mutlu olursun buhar adam.. Bu zor günleri çabucak atlatır yine buharlaşmaya başlarsın :) Kendine iyi bak ... Bunu okuyacağını sanmıyorum esasında ama okudunsa gülümse inadına... 

Yolun açık olsun buhar adam geldin değiştirdin , iyileştirdin birisini.. Şimdi bırakmalıyım yazmayı malum spor saati... 

Yapılan iyilik karşılıksız kalmaz unutma...

Kimbilir başka bir zamanda , başka bir coğrafyada...