28 Ağustos 2013 Çarşamba

Ayşenin Kalbinden ne Düşmüş ?



Kalpten Düşme.. Bugün geldi elime okumaya başladım..
Ayşe Özyılmazel yazmış..
Bu kızı bir ben mi seviyorum diye düşündüm önce.
Herkes bu o juri üyesini karısından ayıran kız değilmi diye çıkışınca..
Dedim ki evet o..
Ama ben bu kızın köşesini senelerdir okuyorum.. Tek bir olayla yargılayamam..
Kitap bir roman değil bence...
İçinden taşanları yazmış.
Bipsiz , engelsiz ,saydırmış yer yer..
Ama çok beğendim açıkçası..
Küfürlerine güldüm..
İçtenliğine imrendim..
Herkes okuyamaz bu kitabı..
İyi aile kızlarına , annelere cıssssss.
Ama sevgilisinden yeni ayrılan, eski sevgilisine hakkını helal etmeyen herkese öneririm..

Küçük, edepsiz biri örnek kitaptan :)


 Gelme
Herkes geldi.
O kısa saclı sarısın orospu bile.
Üç haftadır yoktu. Orospuların yokluğu hissedilmeyecek şey mi ?
O sakallı yumurta kafa. Beresiyle sarısın oğlan.
Kareli yağmurluğuyla arkadaşımın asosyal arkadaşı.
Gelmemesi gereken herkes.
Gelse bir gelmese bir herkes.
Sadece sen gelmedin be! Bekledim , çok bekledim.
Gelmedin....

18 Ağustos 2013 Pazar

Kendine de fal bakar insan bazen...


Aşağıda okuyacağınız yazıyı 13.12.2008 'de yazmışım Fransada karlı bir geceyle sabahın arasında.. Komik olan şudur ki tam da yazdığım gibi olmuş bu hikayenin sonu..Bir sabah uyanmış silmiş telefonundan numaralarımı, aramalarıma çıkmaz olmuş, engellemiş facebooktan, msnden . İnsan nasılda bilebiliyor başına gelecekleri.. Bu yazıyı yayınlama isteği duydum bugün.. Tüm yaşadıklarıma ve yaşayacaklarıma rehber olsun istedim. Ve şunu da duyurmalıyım o dostuma.. Funda Arar 'da söylemiş ya şarkısında. Sen yoktun yalnız kalmayı öğrendim, acıya duvar gibi durmayı öğrendim... 


Aklında dönen soru şimdi daha net bende .
 Gidersem yeri doldurulamaycak bir boşluk kalırmı geride demiştin..
Kalır bilirmisin .Sen gidersen bir gün ,dolduramaycak boşluk olur bazı kadınlarla adamların hayatlarında.... 
Daha fazlasında kalsın isterdim ama bilmelisin ki ...
Bir gün gidersen başını alıp, geçmişini yıkıp, bir babanın bir de babanın obür oğlunun kalbindeki yerin dolmaz asla...
Bir annenin ,birde annenin kızının...
 Gerisi masal , gerisi sadece lafı güzaf....
Dostluklarımız vardır değişmeyecek ,değiştirilemeyecek dostluklar sanırız.
Yıllar geçse de o dostluklar öyle kalıverecektir.
Ne zamanlar yıkacak ,ne de mekanlar .
Sanırız ki öyle büyük bir hissemiz vardır ki ,o kalpte biz gidince boş kalacak, hep kanayacak..
Bir bakarız hiç acıtmaz yokluğumuz , özlenmeyiz aranmayız... 
Bir zamanlar bende takmıştım bu soruya alternatifsiz olduğum kaç kalp var bu yaşamda diyordum...
Sonra baktım bir annem bir babam bir de kardeşim...
Hani kalksam bugün çıksam hayatından belki özlersin beni birkaç gün birkaç hafta birkaç yıl ama günü gelir başka dostların olur..
Belki aynisi olmaz ama yavaş yavaş dolar içindeki boşluğum.. 
Şimdi çatsanda kaşlarını daha 2 ay öncesi sen yazmıştın bunları .
Zaman değiştirir insanların sıralanışlarını...Azaltırken bazılarını ,çoğaltır diğer taraftakılarını...
Sekiz seneye yayılan bir dostluğu paylaşıyoruz seninle ...
Şimdi bir sabah uyansan ve silsen bütün numaralarımı çıkmasan telefonlarıma aramasan..
Kocaman bir boşluk olur içimde...Canım yanar içim acır bir süre.
Ve yıllar yılı geçmez kimi koysam yerine, kimi koysam eksik kalır...
 Sonra hayat bizim neler paylaştığımızı unutturur bana, beynim geriye atar anıları...
Tek başıma savaşırım bazı şeylerlerle...
Belki bölerim paylaştıklarımızı farklı insanlara ,yazılarımı başkalarına okur ,esprileri başkasına yapar,
aşklarımı aldanışlarımı başkasına anlatırım...
Tek bir kişi alamaz yerini bende ,sende bir bütün olarak yaşadıklarımı ayrı ayrı insanlarda yaşarım....
Belki dostluğu silerim tümden kalbimden ,kimseye güvenmem birdaha sırlarımı kendime anlatır aynaların karşısında ağlarım..
Böylece eksik kare olmaz dostluk puzzlında .
Dostluk olmayınca kalbimde ,dostumdan kalan boş yerde olmaz
Yeri doldurulamaycak boşluk bırakmaz babasından ve oğlundan başkasına hiçkimse...
Atasıyla ,evladı hariç herkesin yokluğu sıradan olur birgün..
Çünkü yaşanmazdı başka türlü ,unutamasaydı insanoğlu ,dolduramasaydı gidenlerin  yerini devam edemezdı yol alamazdı yeniden...
Hem gittiğinde bırakacağın boşluk değil.
Varlığınla yarattığın hoşluğu sorgula bence...
İnsanlara neler kattığınla ,neler yaşattığınla ölç kendini..
Bir dostun var mesela her konusmanızla sayfalar yazan...
Yazdırabilecek kadar güzel bir dostluğun parçasısın demek ki..
Ufkunu genişletebiliyorusun dostunun.
Bir lafınla kafa tutabiliyor geceye uykuya dostun, seni iyi edecek kelimeleri yazmak için güneşi uyandırmayı bekliyor demek ki ..
İnsanlar gelir gider hayatında boşluklar dolar boşalır...
Değişir fotoğraflar , fonlar değişir ama sen hep ayni kalırsın..
Bugün inanmasanda buna çevrendeki çoğu insan için  önemli ve özel bir varlıksın.
 

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Topla bavulu...

Seni gerçekten seven biri göz yaşına dayanmazdı emin ol...
Düştüğü kuyuda kendini boğardı ,çekip seni boğup barlara gitmek yerine..
İçkide değil sende arardı teselliyi..
Seni gerçekten sevseydi eğer en zor günlerinde yanında dururdu hiç değilse elini tutmak için..
Bağırmaz , tafra yapmazdı..
Seni gerçekten sevseydi eğer koca tatilin bir gününü ayırırdı sana kaçmazdı köşe bucak..
Seni gerçekten sevseydi bugün bu cümleler yerine başka şeyler dökülürdü parmaklarından..
Hala neden anlamıyorsun ki .
Sevmiyor işte seni...

İlk defanmıdır bu ?
Değil sende biliyorsun..
Hadi kalk yerinden topla bavulu ..
Bitti bu ilişki pişmiş aşa su katılmaz..
Ayni nehirde ikinci kez yıkanılmaz...
Sen kaçkez başardın yüreğine söz geçirmeyi zor değil şimdi yine yaparsın..
Kaparsın kapıları, örersin duvarları tek başına ama mutlu yaşarsın.

Bitti ...
Bir de güzel sömürdü seni..
En özel günlerini berbat etti..
O kafasında bitirdi..
Sıra sende topla bavulu düş yollara..
Bitti ....
Anla ve hazmet artık.
Bitti şimdi gitme vakti..

7 Ağustos 2013 Çarşamba

Hasret ...



30 Nisan 2007 de bitirmişim Canan Tan'ın ilk kitabını.. O kadar işlemiş ki içime mail  yazmıştım. Bütün kibarlığıyla bana cevap vermişti.
O günden sonra sıkı bir takipçisi oldum.. Çıkan her kitabını erkenden edinip okudum.
Son kitabı Hasret'i neden bilmiyorum ama  erteledim bir süre. 
Geçen gün Ceydoşum sağolsun getirdi kitabı dedi ki ..
Sana yarım gün veriyorum bu kitabı okumak için.. Beş saatten geç bir sürede bitirsen haksızlık etmiş olursun.
Aldım kitabı eve geldim... 
Dediği gibi dört saat içinde bitti..
Ne kadar etkileyici bir kitaptı..
Ege'nin bütün melodileri çalındı kulağıma..
Ağladım, gidenlere geride kalanlara... 
Doğup büyüdüğü topraklardan , zorla sökülenlere... 
Hikayemizin ortak noktaları acıttı canımı en çok...
Topraklarını bırakıp gelen ve yıllarca görmeye bile gidemeyen komşularımıza acıdım ençok..
Uzun lafın kısası Hasret'i çok beğendim hepinize tavsiye ederim :)