26 Ekim 2010 Salı

Sustum Çünkü....

En hararetlisinden bir siyasi tartışmaya uyandım bu sabah... Bilen bilmeyen , döktü zehrini... Herkes oturduğu koltuktan söyledi , kendi inandığını daha doğrusu onun işine geleni. Bense otobüsün extradan açılan uyduruk koltuğunda dinledim anlatılanları.. Koltuk sevdam olmadı çünkü.. Bu yüzden hep yollara düşülen bir iş buldum kendime.. Koca ofislerde büyük adamlarla görüştüm hep ... Pahalı , deri koltuklarda misafir edildim çoğu zaman kahvemi içtim sunumumu yaptım ve kalktım koltuklardan... İki ayrı ofisi var çalıştığım şirketin ama ne tamamen bana ait bir masam oldu ne de cafcaflı bir koltuğum... Günü gelir bir odam olursa eğer yine diğer sandalyede karşılayacağım misafirlerimi..
Kayıtlı bir işçi  olarak dinledim memurların kendi aralarında tartışmalarını.. Maaşları binleri çoktan geçmiş ama o maaş için kendilerinden çoktan vazgeçmiş insanları dinledim susarak ... Ne giden iktidardan miras kaldı sandığımda ne de bu iktidardan vaat aldım... Sadece inandıklarımı savundum ve umutlar büyüsün diye yeşili sevdim... Memur olmayı istemedim asla... Sendikalarından ayrılmayı düşünürken birileri sendikalaşma hakkım yok benim.. Bahsettikleri yasaları okumuş , iki iktidar arasındaki rakamsal farkları bilen biri olarak cevap bile vermedim anlattıklarına.. Sustum... İlk kez dayandım birşey söylemeden.. Sustum ve benim yerime konuşanları gördüm aniden... Satılmadığım için bana saygı duyan karşı görüştekiler güldürdü yüzümü haklıydım belki konuşsam .... Ama sustum çünkü haklıydım... Sustum çünkü kuyruğu sıkışanlar bağırır sadece. Ve alnım dik indim otobüsten... Susmak çok rahatlatıyormuş bazen..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder